Muhasebe Haberleri
Sipariş Avanslarının Değersiz veya Şüpheli Alacak Sayılması Mümkün mü? – VUK 322 ve 323 Kapsamında Güncel Değerlendirme
İşletmeler, üretim veya hizmet projelerinde zaman zaman yurtiçi veya yurtdışı firmalara avans ödemesi yapmaktadır. Ancak sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, malın teslim edilmemesi veya hizmetin ifa edilmemesi gibi durumlarda verilen avansların akıbeti önemli bir vergisel sorun haline gelir.
Bu kapsamda İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 06.04.2015 tarihli ve 62030549-125[6-2013/354]-627 sayılı özelgesi, sipariş avanslarının değersiz veya şüpheli alacak sayılıp sayılmayacağına ilişkin kritik açıklamalar içermektedir.
Aşağıda özelgedeki teknik değerlendirmeyi somut bir örnekle destekleyerek ele alıyoruz.
1. Örnek Olay: İnşaat Projesi İçin Yapılan Avans Ödemelerinin Geri Alınamaması
ABC Sanayi A.Ş., kendi faaliyetinde kullanılmak üzere özel üretim bir tesis kurmayı planlamış ve:
2013–2014 yıllarında yurtiçi ve yurtdışı firmalara ön ödeme/sipariş avansı yapmış,
Firmaların sözleşmeye aykırı olarak üretim ve teslim yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle avansları geri alamamış,
Verilen sipariş avanslarını 159 Verilen Sipariş Avansları hesabında izlemeye devam etmektedir.
Şirket şu soruların cevabını aramaktadır:
Bu avanslar değersiz alacak yazılabilir mi?
Bu avanslar için şüpheli alacak karşılığı ayrılabilir mi?
Şirketin alacaktan tek taraflı vazgeçmesi “değersiz alacak” sayılır mı?
2. Değersiz Alacak: VUK 322 Açısından Değerlendirme
VUK 322’ye göre bir alacağın değersiz alacak sayılabilmesi için:
-Kazai hüküm (mahkeme kararı) veya
-Kanaat verici vesika
ile tahsil imkânının kalmadığının kesinleşmesi gerekir.
Özelgede “kanaat verici vesika”ya örnek olarak:
Mirasın reddi kararı
Borçlunun dolandırıcılıktan mahkûm olması ve malvarlığının bulunmadığını gösteren resmi belge
İcra dosyasının adres tespit edilemediği için kaldırılması
Konkordato anlaşması
Alacaktan karşılıklı anlaşmayla feragat
gibi birçok somut durum sıralanmıştır.
Ancak tek taraflı irade beyanı ile alacaktan vazgeçilmesi, değersiz alacak yazılması için yeterli değildir.
Özelgede bu husus açıkça belirtilmiştir.
3. Şüpheli Alacak: VUK 323 Açısından Değerlendirme
Bir alacağın şüpheli alacak sayılabilmesi için:
-Dava veya icra safhasında bulunması
veya
-Protesto çekilmiş / yazılı olarak birden fazla istenmiş olmasına rağmen ödenmemiş küçük tutarlı alacak olması
gerekmektedir.
Özelgeye göre:
Sipariş avansları bir alacak niteliği taşır.
Şirket ticari faaliyetinin devamı için verilmişse, işletme açısından ticari alacak olarak değerlendirilebilir.
Ancak şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi için özelgede şu şart aranmıştır:
VUK 323’teki dava veya icra şartları gerçekleşmiş olmalıdır.
Bu şartlar sağlanmadıkça sipariş avansları için şüpheli alacak karşılığı ayrılamaz.
4. Avansların “Şüpheli” veya “Değersiz” Alacak Sayılamamasının Nedeni
Özelgede açıkça şu sonuca varılmıştır:
Tek taraflı olarak avansın tahsilinden vazgeçilmesi değersiz alacak değildir.
Dava/ icra şartı sağlanmayan sipariş avansı şüpheli alacak değildir.
Dolayısıyla, söz konusu sipariş avanslarının:
-Şüpheli alacak yazılması-Değersiz alacak olarak kayıtlardan silinmesi
mümkün değildir.
5. Özetle;
Sipariş avansları, ticari faaliyetin devamı kapsamında ödenmiş olsa da:
VUK 323 şartları oluşmamışsa şüpheli alacak karşılığı ayrılmaz.
Kazai hüküm / kanaat verici vesika yoksa değersiz alacak yazılmaz.
Tek taraflı irade beyanı ile alacaktan vazgeçilirse değersiz alacak sayılmaz.
Bu nedenle verilen avansların muhasebe kayıtlarında 159 Verilen Sipariş Avansları hesabında kalmaya devam etmesi gerekir.
10 Soru – 10 Cevap Tablosu
SoruCevapSipariş avansları alacak mıdır?Evet, ticari faaliyetle ilgili avanslar alacak niteliğindedir.Sipariş avansı şüpheli alacak olabilir mi?Ancak dava/ icra şartları mevcutsa mümkündür.Tek taraflı vazgeçme ile avans silinir mi?Hayır, değersiz alacak sayılmaz.Avans ödemesi geri alınamazsa ne olur?159 hesapta tutulur; hemen zarar yazılamaz.Değersiz alacak şartı nedir?Kazai hüküm veya kanaat verici vesikanın bulunması.Şüpheli alacak karşılığı nasıl ayrılır?VUK 323 şartları sağlanıyorsa pasifte karşılık ayrılır.Avans için protesto şart mı?Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesinerağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar; şüpheli alacak sayılır.Yurt dışı firmaya verilen avanslar için de geçerli mi?Evet, aynı esaslar geçerlidir.Avansların maliyete atılması mümkün mü?Mal veya hizmet gerçekleşmedikçe mümkün değildir.Avans alacağı gider yazılmadan tahsil edilirse ne yapılır?Tahsil edildiği dönemde avans kapatılır. Örnek: 102 (B) = 159 (A)
ÖRNEK ÖZELGE
T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü) Sayı:62030549-125[6-2013/354]-62706/04/2015Konu:Ödenen avansların değersiz veya şüpheli alacak olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, şirketin … ile iştigal ettiği, kendi adınıza … inşası için yurt dışı ve yurt içindeki firmalara 20..-20.. yıllarında yapılan avans ödemelerinin “159-Verilen Sipariş Avansları” hesaplarında takip edildiği, tek taraflı olarak sözleşme şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle verilen sipariş avanslarının geri alınamadığı belirtilerek iş bu hesaplara karşılık ayrılması, bu hesapların değersiz veya şüpheli alacak olarak değerlendirilmesi hususlarında bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesinde; “Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacaklar değersiz alacaktır.
Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Kanaat verici bir vesikadan ne anlaşılması gerektiği hususunda ise kanunda yeterli açıklık bulunmamaktadır. Ancak, vergi hukuku uygulaması bakımından kanaat verici vesikalara örnek olarak aşağıdaki belgeler sayılabilir.
-Borçlunun herhangi bir mal varlığı bırakmadan ölümü veya Medeni Kanunun 31 ve izleyen maddelerine göre mahkemelerce borçlu hakkında verilen gaiplik kararı ve mirasçıların da mirası reddettiklerine dair sulh hukuk mahkemelerince verilmiş bulunan mirası red kararı,
-Borçlu aleyhine alacaklı tarafından açılan davayı borçlunun kazandığına dair mahkeme kararı,
-Mahkeme huzurunda alacaktan vazgeçildiğine ilişkin olarak düzenlenmiş belgeler,
-Alacaktan vazgeçildiğine dair konkordato anlaşması,
-Borçlunun dolandırıcılıktan mahkum olması ve herhangi bir malvarlığı bulunmadığını belgeleyen resmi evrak,
-Borçlunun adresinin saptanamaması nedeniyle icra takibat dosyasının kaldırıldığını ve yasal süresi içerisinde yenileme talebinde de bulunulmadığını gösteren icra memurluğu yazısı,
-Gerek doğuşu gerekse vazgeçilmesi bakımından belli ve inandırıcı sebepleri olmak şartıyla alacaktan vazgeçildiğini gösteren anlaşmalar, (Alacaklının tek taraflı irade beyanı ile alınmasından vazgeçilen alacakların, değersiz alacak olarak zarar kaydı mümkün değildir.)
-Ticaret mahkemesince borçlu hakkında verilmiş ve ilgili masa tarafından tasfiyeye tabi tutulmuş bulunan iflas kararına ilişkin belgeler.
Mezkur Kanunun 323 üncü maddesinde; ” Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;
1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;
2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar; şüpheli alacak sayılır.
Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir. Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.
Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar zarar hesabına intikal ettirilir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, dava veya icra safhasında bulunan alacaklarla, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan dava ve icra takibine değmeyecek derecedeki küçük alacaklar şüpheli alacak sayıldığından, yukarıda belirtilen şartları taşıyan alacakların bu kapsamda kabulü mümkün bulunmakta olup, bu şartlardan herhangi birinin mevcut olmaması halinde ise şüpheli alacak kaydına imkan bulunmamaktadır.
Bu itibarla, ileride teslim alınacak bir hizmet için sipariş avansı niteliğindeki ödemelerin ticari faaliyetin devamı için yapılması ve bu tür ödemelerin Kanunun 323 üncü maddesinde belirtilen şartları haiz olması halinde, bu ödemelerin tahsil edilemediği durumlarda karşılık ayrılması mümkün bulunmaktadır.
Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, ticari faaliyetinizin devamı için verilen sipariş avanslarının,
– 323 üncü madde de yer alan şartlar yerine getirilmediğinden şüpheli ticari alacak olarak zarar kaydı,
– Tek taraflı irade beyanınınız ile alınmasından vazgeçmeniz halinde de değersiz alacak olarak zarar kaydı
mümkün değildir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
ÖNERİLEN DİĞER İÇERİKLER
Riskli Yapı Tespiti Ücretsiz Yapılabilir mi? Bedelsiz Hizmetlerde Fatura Düzenleme ve KDV Uygulaması
Kaynak: GİB Özelge
Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.
