26 Ağustos 2026 , Çarşamba
Vergi Haberleri

Kiraya Verilen Binek Otomobil İçin Yapılan Giderler Kira Gelirinden İndirilebilir mi?

Motorlu araçların kiraya verilmesinden elde edilen gelirlerin vergisel niteliği, uygulamada sıklıkla tereddüt yaratan konular arasında yer almaktadır. Özellikle şahsa ait bir binek otomobilin bir şirkete kiraya verilmesi halinde, bu gelirlerin hangi kapsamda vergilendirileceği, hangi giderlerin indirim konusu yapılabileceği ve amortismanın nasıl hesaplanacağı önemli hale gelmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 04.10.2022 tarihli ve 62030549-120[70-2020/424]-1123173 sayılı özelgede, kiraya verilen binek otomobil için yapılan bakım onarım giderleri, kasko sigortası, zorunlu trafik sigortası ve amortisman uygulaması ayrıntılı şekilde değerlendirilmiştir. Bu yazıda konu, yalnızca söz konusu özelgede yer alan somut olay üzerinden ele alınmaktadır. Özelgede Yer Alan Somut Olay Nedir? Özelgede yer alan olayda, başvuru sahibi ticari veya zirai işletmeye dahil olmayan şahsi binek otomobilini çalışmakta olduğu limited şirkete kiraya vermektedir. Şirket, araç için ödediği kira bedelleri üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapmaktadır. Mükellef, elde ettiği kira gelirinin 2019 yılı vergi tarifesinin ikinci gelir dilimini aştığını belirtmiş ve bu nedenle beyan edilecek kira gelirinden, sözleşmeyle sabit olan ve kendisi tarafından karşılanan bakım onarım giderleri, kasko sigortası bedeli, zorunlu trafik sigortası ödemeleri ile amortisman tutarının indirilip indirilemeyeceğini sormuştur. Örnek Vak’a ile Olayın Akışı Konuyu daha anlaşılır kılmak için özelgedeki olayı örnek vak’a diliyle somutlaştıralım. Reşat Bey, şahsına ait binek otomobili aktif olarak kullandığı şirkete kiraya verir. Araç şirket kayıtlarında değil, doğrudan kendi kişisel mal varlığı içindedir. Şirket her ay kira ödemesi yaparken mevzuata uygun şekilde stopaj keser. Ancak aracın bakım onarım masrafları, kasko poliçesi ve zorunlu trafik sigortası Reşat Bey tarafından ödenmeye devam eder. Yıl sonunda kira gelirleri belirli sınırı aşınca Reşat Bey’in aklına şu sorular gelir: Bu araç kira geliri için yıllık gelir vergisi beyannamesi verecek miyim, verdiğim takdirde bakım onarım, kasko, trafik sigortası ve amortismanı kira gelirinden düşebilecek miyim, amortismanı hangi bedel üzerinden ve hangi yıldan başlayarak hesaplayacağım? Özelgede verilen cevap, bu soruların tamamına açıklık getirmektedir. Binek Otomobilin Kiraya Verilmesinden Doğan Gelir Hangi Gelir Türüne Girer? Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde, motorlu nakil ve cer vasıtaları ile her türlü motorlu araç, makine ve tesisatın kiraya verilmesinden elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı sayıldığı açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle ticari veya zirai işletmeye dahil olmayan bir binek otomobilin kiraya verilmesinden elde edilen gelir, ticari kazanç değil gayrimenkul sermaye iradı olarak değerlendirilmektedir. Özelgede de bu sonuca açık biçimde ulaşılmıştır. Şirkete Kiraya Verilen Araç İçin Stopaj Yapılır mı? Evet. Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre, 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığında yapılan ödemeler üzerinden tevkifat yapılması gerekmektedir. Özelgede, şirkete kiraya verilen şahsi araç için yapılan kira ödemeleri üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmasının zorunlu olduğu ve bu tevkifat oranının da ilgili Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca yüzde 20 olduğu belirtilmiştir. Bu Kira Geliri Hangi Durumda Yıllık Beyanname ile Beyan Edilir? Gelir Vergisi Kanununun 86 ncı maddesi çerçevesinde, Türkiye’de tevkifata tabi tutulmuş gayrimenkul sermaye iratları belirli bir sınırı aşmıyorsa yıllık beyanname verilmez. Ancak özelgede açıklandığı üzere, 2019 yılı için bu sınır 40.000 TL’dir. Aracın kiraya verilmesinden elde edilen ve stopaja tabi tutulan kira geliri bu sınırı aştığında, yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekmektedir. Özelgedeki somut olayda da mükellef bu sınırı aştığını belirttiği için beyanname verme yükümlülüğü doğmuştur. Bakım Onarım Giderleri Kira Gelirinden Düşülebilir mi? Özelgeye göre evet. Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesinde, kiraya verilen mal ve haklara ait bakım ve idame giderleri ile kiraya verenin yaptığı onarım giderlerinin indirim konusu yapılabileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle kiraya verilen binek otomobile ilişkin bakım onarım harcamaları, aracın kiraya verilen mal ve hakla doğrudan ilgili olması ve bu giderlerin kiraya veren tarafından ödenmesi şartıyla gerçek gider yönteminde kira gelirinden indirilebilir. Kasko ve Zorunlu Trafik Sigortası Gider Yazılabilir mi? Evet. Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesinin 3 numaralı bendinde kiraya verilen mal ve haklara ilişkin sigorta giderlerinin indirilebileceği açıkça belirtilmiştir. Özelgede de, kiraya verilen araç için ilgili yılda ödenen kasko sigortası ve zorunlu trafik sigortası bedellerinin, kiraya verilen mal ve hakla ilgili olması ve kiraya veren tarafından ödenmesi şartıyla gider olarak dikkate alınabileceği ifade edilmiştir. Amortisman Ayrılabilir mi? Özelgede verilen sonuca göre, gerçek gider usulünün seçilmesi halinde kiraya verilen araç için amortisman ayrılması mümkündür. Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesinin 6 numaralı bendinde, kiraya verilen mal ve haklar için ayrılan amortismanların gider olarak indirilebileceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca Vergi Usul Kanunundaki değerleme ve amortisman hükümlerine dayanılarak, kiraya verilmesi sonucu elde edilen geliri gerçek gider yöntemi ile beyan edilen araç için amortisman ayrılabileceği açıkça belirtilmiştir. Amortisman Hangi Değer Üzerinden Hesaplanır? Özelgede bu husus da ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Buna göre, amortismana tabi değer malum ise maliyet bedeli esas alınır. Maliyet bedeli bilinmiyorsa, diğer mallar için Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesinin üçüncü sırasına göre tespit edilen emsal bedel dikkate alınır. Dolayısıyla kiraya verilen araç için öncelikle maliyet bedeli esas alınacak, maliyet bedeli bilinmiyorsa emsal bedel üzerinden amortisman hesaplanacaktır. Amortisman Süresi Ne Zaman Başlar? Vergi Usul Kanununun 320 nci maddesine göre amortisman süresi kıymetin aktife girdiği yıldan başlar. Özelgede de, kiraya verilen araç için faydalı ömür süresinin aracın iktisap edildiği yıldan itibaren başlatılacağı açıkça belirtilmiştir. Ayrıca amortisman oranı ve faydalı ömür bakımından 333 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği eki amortisman listesine atıf yapılmıştır. Bu nedenle amortisman hesabı yapılırken, aracın edinildiği yıl ve ilgili listedeki faydalı ömür esas alınacaktır. Geçmiş Yıllarda Ayrılmayan Amortisman Sonradan Ayrılabilir mi? Hayır. Özelgede bu konuya da açık biçimde yer verilmiştir. Her yılın amortismanı ancak o yıla ait değerlemede dikkate alınabilir. İlgili yılda ayrılmayan amortismanların sonraki yıllarda ayrılması mümkün değildir. Ayrıca amortismanın herhangi bir yıl yapılmaması veya düşük oranla yapılması sebebiyle amortisman süresi uzatılamaz. Bu nedenle araç için geçmiş yılda ayrılmayan amortismanın daha sonra topluca dikkate alınması mümkün değildir. Araç Ticari veya Zirai İşletmeye Dahil Olsaydı Sonuç Değişir miydi? Evet. Özelgede özellikle bu ayrım da yapılmıştır. Kiralama işlemine konu araçların ticari veya zirai işletmeye dahil olması halinde, yapılacak kira ödemeleri üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayacağı ve elde edilen kazancın ticari veya zirai kazanç hükümlerine göre vergilendirileceği belirtilmiştir. Yani özelgedeki sonuçlar, yalnızca aracın ticari veya zirai işletmeye dahil olmaması halinde geçerlidir. Özelgenin Sonucu Nedir? İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, ticari veya zirai işletmeye dahil olmayan şahsi binek otomobilin şirkete kiraya verilmesinden elde edilen gelirin gayrimenkul sermaye iradı olduğunu, kira ödemeleri üzerinden tevkifat yapılması gerektiğini ve 2019 yılı için 40.000 TL’lik sınırın (2025 Yılı için 330.000 TL) aşılması halinde yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca gerçek gider usulünün seçilmesi halinde, kiraya verilen araç için ayrılan amortismanların, ilgili yılda ödenen sigorta bedellerinin ve bakım onarım giderlerinin, kiraya verilen mal ve hakla ilgili olması ve kiraya veren tarafından karşılanması şartıyla indirim konusu yapılabileceği sonucuna ulaşmıştır. Bunun yanında, amortismanın maliyet bedeli, maliyet bedeli bilinmiyorsa emsal bedel üzerinden ve aracın iktisap edildiği yıldan itibaren faydalı ömür esasına göre ayrılması gerektiği; ilgili yılda ayrılmayan amortismanların sonraki yıllarda indirilemeyeceği de açıkça ifade edilmiştir. Sonuç Hazine ve Maliye Bakanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 04.10.2022 tarihli özelgesine göre, şahsi binek otomobilin bir şirkete kiraya verilmesinden elde edilen gelir gayrimenkul sermaye iradı sayılır. Bu gelir stopaja tabi tutulur ve 2019 yılı için 40.000 TL (2025 Yılı için 330.000 TL) sınırı aşılmışsa yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilir. Gerçek gider yönteminin seçilmesi halinde, kiraya verilen araç için ödenen bakım onarım giderleri, kasko sigortası, zorunlu trafik sigortası ve ayrılan amortisman, belirlenen şartlarla kira gelirinden indirilebilir. Amortisman ise maliyet bedeli ya da gerekli durumda emsal bedel üzerinden, aracın iktisap edildiği yıldan itibaren hesaplanır; ayrılmayan amortismanlar sonraki yıllarda kullanılamaz. Özelgedeki Somut Olayla İlgili Soru-Cevap Tablosu SoruCevapŞahsi binek otomobilin şirkete kiraya verilmesinden elde edilen gelir hangi gelir türüdür?Bu özelgedeki somut olaya göre, ticari veya zirai işletmeye dahil olmayan aracın kiraya verilmesinden elde edilen gelir gayrimenkul sermaye iradı sayılır.Şirkete kiraya verilen araç için stopaj yapılır mı?Evet. Gelir Vergisi Kanununun 94/5-a maddesi kapsamında kira ödemeleri üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılır.2019 yılında araç kira geliri hangi sınırı aşarsa beyanname verilir?Özelgede belirtildiği üzere, 2019 yılı için 40.000 TL sınırı aşılırsa yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekir.(2025 Yılı için 330.000 TL) Bakım onarım giderleri kira gelirinden düşülür mü?Evet. Kiraya verilen araca ilişkin olması ve kiraya veren tarafından ödenmesi şartıyla gerçek gider yönteminde indirilebilir.Kasko sigortası ve zorunlu trafik sigortası gider yazılır mı?Evet. İlgili yılda ödenmiş olmak ve kiraya verilen araca ait olmak şartıyla gider olarak dikkate alınabilir.Kiraya verilen araç için amortisman ayrılır mı?Evet. Gerçek gider yöntemi seçilmişse, araç için amortisman ayrılması mümkündür.Araç amortismanı hangi bedel üzerinden hesaplanır?Maliyet bedeli biliniyorsa maliyet bedeli, bilinmiyorsa emsal bedel üzerinden hesaplanır.Amortisman süresi hangi yıldan başlar?Aracın iktisap edildiği yıldan itibaren başlar ve ilgili amortisman listesine göre uygulanır.Geçmiş yıllarda ayrılmayan amortisman sonradan ayrılabilir mi?Hayır. Ayrılmayan amortismanların sonraki yıllarda kullanılması mümkün değildir.Araç ticari işletmeye dahil olsaydı sonuç değişir miydi?Evet. Bu durumda kira geliri gayrimenkul sermaye iradı değil, ticari veya zirai kazanç hükümlerine göre vergilendirilirdi. _______________________________________________ ÖZELGE _______________________________________________ T.C.  HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Gelir Ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü    Sayı:62030549-120[70-2020/424]-112317304.10.2022Konu:Kiraya verilen binek otomobil için yapılan giderlerin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı  İlgi:16/03/2020 tarihli ve 1031430 sayılı özelge talep formu. İlgide kayıtlı özelge talep formunda, aracınızı çalışmakta olduğunuz … Ltd Şti’ye kiraya verdiğiniz, şahsınıza ödenen kira bedelleri üzerinden anılan şirket tarafından tevkifat yapıldığı, bu kapsamda elde ettiğiniz kira gelirinin 2019 yılı vergi tarifesinin ikinci vergi dilimini aştığı belirtilerek, beyan edilecek kira gelirinden sözleşmeyle sabit olan ve şahsınız tarafından karşılanan, adınıza faturalı, bakım onarım giderleri, kasko sigortası bedeli ve zorunlu trafik sigortası ödemelerinin gerçek gelirin tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı ile indirim konusu yapılacak amortisman bedeline ilişkin usul ve esaslar hakkında görüş talep ettiğiniz anlaşılmış olup, konuya ilişkin Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır. GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; – “Gayrimenkul Sermaye İradının Tarifi” başlıklı 70 inci maddesinde; “Aşağıda yazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlar gayrimenkul sermaye iradıdır: … 8. Motorlu nakil ve cer vasıtaları, her türlü motorlu araç, makine ve tesisat ile bunların eklentileri …” hükmüne, – 71 inci maddesinde, “Gayrimenkul sermaye iradında safi irat, gayrisafi hasılattan iradın sağlanması ve idamesi için yapılan giderler indirildikten sonra kalan müspet farktır.” hükmüne, – 74 üncü maddesinde, “Safi iradın bulunması için, 21 inci maddeye göre istisna edilen gayrisafi hasılata isabet edenler hariç olmak üzere gayrisafi hasılattan aşağıda yazılı giderler indirilir. … 3. Kiraya verilen mal ve haklara müteallik sigorta giderleri; … 6. Kiraya verilen mal ve haklar için ayrılan amortismanlar (Amortismana tabi değer, malum ise maliyet bedeli, malum değilse, bina ve arazi için vergi değeri, diğer mallar için Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesinin 3 üncü sırasına göre tespit edilen emsal değeridir); 7. Kiraya verenin yaptığı onarım giderleri (Emlakın iktisadi değerini artıracak surette tevsii, tadili veya bunlara ilaveler yapılması için ihtiyar olunan giderler onarım gideri sayılmaz); 8. Kiraya verilen mal ve haklara ait bakım ve idame giderleri; …” hükmüne, yer verilmiştir. Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılanların, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilerek aynı fıkranın (5/a) bendinde de 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden tevkifat yapılacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu tevkifat oranı 2009/14592 sayılı BKK ile %20 olarak belirlenmiştir. Anılan Kanunun “Toplama yapılmayan haller” başlıklı 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (1/c) bendinde, vergiye tabi gelir toplamının [(a) ve (b) bentlerinde belirtilenler hariç] 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (305 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2019 takvim yılı gelirleri için: 40.000-TL) aşmaması koşuluyla, Türkiye’de tevkifata tabi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları için yıllık beyanname verilmeyeceği, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde de bu gelirlerin beyannameye dahil edilmeyeceği hükme bağlanmıştır. Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre, ticari veya zirai işletmeye dâhil bulunmayan aracınızın adı geçen şirkete kiraya verilmesi karşılığında tarafınıza yapılacak kira ödemelerinden Gelir Vergisi Kanununun 94/5-a maddesine göre gelir vergisi tevkifatı yapılması ve elde ettiğiniz kira gelirinin Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesine göre gayrimenkul sermaye iradı olarak, aynı Kanunun 86 ncı maddesinde belirtilen sınırı aşması halinde yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Kira gelirinin beyanında gerçek gider usulünün seçilmesi halinde, kiraya verilen aracınız için ayrılan amortismanların; ilgili yılda ödenen sigorta bedelleri ile bakım ve onarım giderlerinin, kiraya verilen mal ve haklara ilişkin olması ve kiraya veren olarak tarafınızca ödenmesi şartıyla indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, kiralama işlemine konu araçların ticari veya zirai işletmeye dâhil olması halinde ise yapılacak kira ödemeleri üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayacağı, elde edilecek kazancın, ticari veya zirai kazanç hükümlerine göre vergilendirileceği tabiidir. VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN  213 sayılı Vergi Usul Kanununun; – 262 nci maddesinde, “Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder.”, – 269 uncu maddesinde, “İktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller maliyet bedelleri ile değerlenir. Bu kanuna göre, aşağıdaki yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi değerlenir: 1.Gayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı; 2.Tesisat ve makinalar; 3.Gemiler ve diğer taşıtlar; 4.Gayrimaddi haklar.”, – 267 nci maddesinde “Emsal bedeli, gerçek bedeli olmıyan, veya bilinmiyen veyahut doğru olarak tesbit edilemiyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değerdir. Emsal bedeli sıra ile, aşağıdaki esaslara göre tayin olunur: Birinci sıra: (Ortalama fiyat esası) … İkinci sıra: (Maliyet bedeli esası) … Üçüncü sıra: (Takdir esası) …”, – 270 inci maddesinde, “Gayrimenkullerde, maliyet bedeline, satın alma bedelinden başka, aşağıda yazılı giderler girer: 1.Makina ve tesisatta gümrük vergileri, nakliye ve montaj giderleri; 2.Mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler. Noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Özel Tüketim Vergilerini maliyet bedelini ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.”, – 272 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarını genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderler, gayrimenkulün veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının maliyet bedeline eklenir.”, – 313 üncü maddesinde, “İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edavat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder. …”, – 320 nci maddesinde, “Amortisman süresi, kıymetlerin aktife girdiği yıldan başlar. Bu sürenin yıl olarak hesaplanması için (1) rakamı mükellefçe uygulanan nispete bölünür. … Her yılın amortismanı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir. Amortismanın her hangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresi uzatılamaz.”, hükümleri yer almaktadır. Öte yandan, mezkûr Kanunun 315 inci maddesinde, mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymetlerini Hazine ve Maliye Bakanlığının tespit ve ilan edeceği oranlar üzerinden itfa edecekleri ve ilan edilecek oranların tespitinde iktisadi kıymetlerin faydalı ömürlerinin dikkate alınacağı hükme bağlanmış olup, söz konusu maddenin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden amortismana tabi iktisadi kıymetler için uygulanacak “Faydalı Ömür ve Amortisman Oranları” tespit edilerek; 339, 365, 389, 399, 406, 418, 439, 458 ve 506 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile değişik 333 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği eki liste (Amortisman Listesi) ile açıklanmıştır. Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesinde gayrimenkul sermaye iradının safi tutarının tespitinde, kiraya verilen mal ve haklar için ayrılacak amortismanların gayrisafı hasılattan indirileceği belirtilmiş ve amortismana tabi değerin, malum ise maliyet bedeli, malum değil ise bina ve arazide vergi değeri, diğerlerinde Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesinin 3 üncü sırasına göre tespit edilecek emsal bedeli olacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, kiraya verilmesi sonucu elde edilen geliri gerçek gider yöntemi seçilerek beyan edilen araç için, maliyet bedeli üzerinden, maliyet bedeli bilinmiyorsa emsal bedel üzerinden faydalı ömür süresinin aracın iktisap edildiği yıldan itibaren başlatılarak, bahse konu amortisman listesinde öngörülen faydalı ömür ve amortisman oranı dahilinde, amortisman ayrılması mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, her yılın amortismanının ancak o yılda nazara alınabileceği, ilgili yılda ayrılmayan amortisman tutarlarının sonraki yıllarda ayrılması imkânının bulunmadığı, amortismanın herhangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresinin uzatılamayacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. İmza                            (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. (**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır. HESAPLAMA PROGRAMLARI Hesaplama Araçları Kaynak: GİB Rehber Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Yazının yayımlandığı tarihten önceki ve/veya sonraki tarihte içerikteki bilginin güncel olmayabileceğini, geçici veya kalıcı olarak başka yasal düzenlemeler olabileceğini göz önünde bulundurunuz ve kendi durumunuza özel doğru bilgi için konuyla ilgili meslek erbabına/uzmanına danışmanız menfaatinize olacağını unutmayınız. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir. İçeriğin tamamı veya bir kısmı ticari amaçla izinsiz kopyalanamaz aksi durumda yasal işlem yapılır.