26 Ağustos 2026 , Çarşamba
Muhasebe Haberleri

Geçmiş yıllarda satılan ama faturası sehven düzenlenmeyen aracı faturası sonradan düzenlenebilir mi?

Süresinde Düzenlenmeyen Faturalar: Vergisel Sonuçlar ve Uygulama Esasları Faturaların zamanında düzenlenmesi, vergi mevzuatının en temel yükümlülüklerinden biridir. Özellikle mal teslimi veya hizmet ifasından itibaren yedi gün içinde fatura düzenlenmemesi, Vergi Usul Kanunu (VUK) açısından “hiç düzenlenmemiş sayılma” sonucunu doğurur. Bu durum, hem Katma Değer Vergisi (KDV) hem de Kurumlar Vergisi yönünden cezai yaptırımların doğmasına yol açabilir. Aşağıda, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 04.12.2018 tarihli özelgesine dayanarak, süresinde düzenlenmeyen faturaların vergisel sonuçları detaylı şekilde ele alınmıştır. 1. Vergi Usul Kanunu Açısından Fatura Düzenleme Süresi 213 sayılı VUK’un 231/5. maddesi uyarınca, fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenmelidir.Bu süre geçtikten sonra düzenlenen faturalar, “hiç düzenlenmemiş sayılır” ve mükellef hakkında ilgili ceza hükümleri uygulanır. Ancak, bu durum faturanın muhasebe kayıtlarında belge niteliğini tamamen ortadan kaldırmaz. Yani fatura, defter kayıtlarında geçerli bir belge olarak kabul edilse bile, düzenlenme süresinin aşılmış olması nedeniyle vergi ziyaı cezasına konu olur. Faturanın geçmişe dönük olarak düzenlenmesi mümkün değildir. Vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği döneme ait fatura, tespit edildiği tarihte düzenlenmeli ve cari dönemin defterlerine kaydedilmelidir. 2. Kurumlar Vergisi Açısından Değerlendirme 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesi gereğince kurum kazancı, tahakkuk esasına göre tespit edilir.Tahakkuk esası, gelirin veya giderin mahiyet ve miktar itibariyle kesinleşmesini ifade eder.Bu kapsamda: Gelir veya giderin tutarı ve koşulları belirlenmişse tahakkuk gerçekleşmiş sayılır. Gelir ve giderler, ilgili oldukları dönemde dikkate alınır; sonradan düzenlenen faturalar geçmiş dönem gelirine dahil edilmez. Dolayısıyla, geç düzenlenen bir fatura, işlemin gerçekleştiği dönemin gelirini etkilemez. Bu tutar, tespit edildiği dönemde muhasebeleştirilmeli ve o yılın kazancına dahil edilmelidir. 3. Katma Değer Vergisi Açısından Değerlendirme 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 10. maddesine göre vergiyi doğuran olay, mal teslimi veya hizmet ifası anında meydana gelir.Mal tesliminden önce fatura düzenlenmişse, KDV açısından vergiyi doğuran olay fatura düzenleme tarihinde doğar. Bu nedenle, satış işlemi 16 Aralık 2016 tarihinde gerçekleşmişse, KDV’nin 2016/Aralık dönemi beyannamesinde beyan edilmesi gerekir.Eğer bu dönem beyannamesine dahil edilmemişse, Vergi Usul Kanunu’nun cezalı tarhiyat hükümleri devreye girer ve mükellef hakkında cezai işlem uygulanır. 4. Sonuç ve Değerlendirme Süresinde düzenlenmeyen faturalar, vergi hukukunda ciddi sonuçlar doğurur.Fatura, teslim veya hizmet tarihinden itibaren en geç 7 gün içinde düzenlenmelidir.Geç düzenlenen faturalar: VUK açısından “hiç düzenlenmemiş” sayılır, KDV açısından vergiyi doğuran olayı geçmiş döneme taşır, Kurumlar Vergisi açısından geçmiş döneme ait kazanca dahil edilemez. Bu nedenle mükelleflerin, satış ve hizmet işlemlerinde belge düzeni ve kayıt zamanlamasına azami dikkat göstermelerigerekmektedir. 10 Soru – 10 Cevap Tablosu SoruCevap1. Fatura en geç kaç gün içinde düzenlenmelidir?Vergi Usul Kanunu’na göre, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren 7 gün içinde düzenlenmelidir.2. 7 günlük süre geçerse ne olur?Bu durumda fatura hiç düzenlenmemiş sayılır ve mükellef hakkında ceza uygulanır.3. Geç düzenlenen fatura muhasebe kaydına alınabilir mi?Evet, belge olarak kullanılabilir ancak geçmiş döneme değil, düzenlendiği döneme kaydedilmelidir.4. KDV yönünden vergiyi doğuran olay ne zaman meydana gelir?Mal teslimi veya hizmet ifası yapıldığında vergiyi doğuran olay meydana gelir.5. Geç düzenlenen faturanın KDV’si hangi dönemde beyan edilir?İşlemin gerçekleştiği dönemde (örneğin Aralık 2016) beyan edilmelidir.6. Kurumlar vergisinde tahakkuk esası ne anlama gelir?Gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleştiği tarihte dikkate alınmasıdır.7. Geç düzenlenen fatura geçmiş yıl gelirine dahil edilir mi?Hayır, sadece tespit edildiği cari dönemin gelirine dahil edilir.8. Faturanın hiç düzenlenmemiş sayılması ne anlama gelir?Fatura düzenlenmiş olsa da, vergi açısından geçerli kabul edilmez ve ceza uygulanır.9. Fatura tarihi geçmişe dönük düzenlenebilir mi?Hayır, fatura her zaman düzenlendiği tarih itibarıyla kesilmelidir.10. Vergi Usul Kanunu’nun amacı bu konuda nedir?Vergi kayıp ve kaçağını önlemek, belge düzeninde şeffaflık ve denetimsağlamaktır. ÖRNEK ÖZELGE T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI Sakarya Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü    Sayı:41931384-120[231-2018-3]-E.5478904.12.2018Konu:Süresinde düzenlenmeyen fatura hk.  İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden; 2/12/2016 tarihinde … plakalı aracı satın aldığınız, 16/12/2016 tarihinde söz konusu aracın … Ltd. Şti.’ye satışını yaptığınız, satış işlemine ilişkin faturanın sehven düzenlenmediği, hatalı işlemin 5/1/2018 tarihinde aracın satış işlemi yapılırken fark edildiği, aracın firmanızca satışına ilişkin geçmişe yönelik mi yoksa tespit tarihi itibariyle mi fatura düzenlenmesi gerektiği, faturanın hangi dönem olarak dikkate alınması gerektiği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. I- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; – 219 uncu maddesinde, “Muameleler defterlere zamanında kaydedilir. Şöyle ki: a) Muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların on günden fazla geciktirilmesi caiz değildir. b) Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar, muamelelerin esas defterlere 45 günden daha geç intikal ettirilmesine cevaz vermez….” – 227 nci maddesinde, “Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.”, – 229 uncu maddesinde, “Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.”, – 230 uncu maddesinde, “Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur: 1.Faturanın düzenlenme tarihi, seri ve sıra numarası; …“, – (231/5) maddesinde, “5. Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.”, – 232 nci maddesinde “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;  2. Serbest meslek erbabına;  3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;  4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;  5. Vergiden muaf esnafa.  Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.  Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (490 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2018’den itibaren 1.000- TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (490 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2018’den itibaren 1.000- TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.”  hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, faturanın malın teslimi ve hizmetin ifasından itibaren tarihinden itibaren 7 gün içerisinde düzenlenmiş olması gerekmekte olup, bu süreden sonra düzenlenen faturalar mezkûr Kanun hükümleri çerçevesinde hiç düzenlenmemiş sayılmakta ve bu belgeleri vermek ve almak zorunda olanlar hakkında Kanunun ilgili ceza hükümleri kapsamında işlem tesis edilmektedir. Bunun yanı sıra, mezkûr Kanunun 230 uncu maddesi uyarınca faturanın, düzenlendiği tarih bilgisini içermesi zorunlu olduğundan, geçmişte satılmış bir mala ilişkin olarak sonradan düzenlenecek faturalarda düzenlendiği tarih bilgisine yer verilmesi icap etmektedir. Diğer taraftan, faturanın yedi günlük süreden sonra düzenlenmiş olması nedeniyle hiç düzenlenmemiş sayılması, faturada yazılı mal veya hizmetin teslim edilmediği anlamına gelmeyeceği gibi faturanın defter kayıtlarına intikalinde geçerli belge olarak kabulünü engellememektedir. Buna göre, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihte düzenlenerek kanuni defterlere kaydedilmesi gereken faturanın, sonraki yıllarda geçmişe dönük olarak vergiyi doğuran olayın meydana geldiği yıl defterine kaydedilmesi mümkün bulunmamakta olup, genel muhasebe ilkelerine uymak ve ilgili yıl (vergiyi doğran olayın meydana geldiği yıl) gelir hesaplarıyla bağlantı kurulmak suretiyle söz konusu faturanın içinde bulunulan yılın defterlerine kaydedilmesi gerekmektedir. II- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safı kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir. 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Ticari kazancın tarifi” başlıklı 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş olup ticari kazançta vergiyi doğuran olay tahakkuk esasına bağlanmıştır. Aynı Kanunun 38 inci maddesinde bilanço esasına göre ticari kazancın teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip ve sahiplerce işletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile anılan kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükümlerine yer verilmiştir. Kurum kazancının tespitinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir. Ticari kazancın tespitinde “tahakkuk esası ilkesi” ve “dönemsellik ilkesi” olmak üzere iki temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi gereğince işletmenin sürekli kabul edilen ömrü belli dönemlere bölünür ve her dönemin faaliyet sonuçları diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanır. Gelir ve giderler tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilerek hasılat, gelir ve karlar aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla karşılaştırılır. Tahakkuk, gelir ve giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmesini ifade eder. Tahakkuk esasında, geliri doğuran muamelelerin eksiksiz olarak tekemmül etmiş olması, gelirin elde edilmiş sayılması için yeterlidir. Diğer bir ifade ile tahakkuk esasında vergilendirme yapılabilmesi için, alacak hakkının doğmuş olması gerekir. Gerek hasılat gerekse giderlerin hangi hesap dönemine ilişkin olduğunun tespiti açısından hasılatın tahsil edilip edilmediğinin, giderlerin ise ödenmiş olup olmadığının bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, kurum kazancına dahil olan muamelelere ilişkin tutarların miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleştiği tarih itibarıyla kurumlar vergisi açısından vergiyi doğuran olay gerçekleşmiş olacağından, sonradan düzenlenmiş faturalara konu işlemin tekemmül ettiği tarihte miktar ve mahiyet itibariyla kesinleşen yani tahakkuk eden tutarların, bu tarih itibarıyla kurum kazancına dâhil edilmesi gerekmektedir. III- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun 10 uncu maddesinde; vergiyi doğuran olayın; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında doğacağı hüküm altına alınmıştır. Konu ile ilgili açıklamaların yer aldığı KDV Genel Uygulama Tebliğinin “I/Ç-1. Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi” başlıklı bölümünde; “3065 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde vergiyi doğuran olayın hukuki şartları, vergiye tabi işlemlerin özelliklerine göre ayrı ayrı tayin ve tespit edilmiştir.  Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde vergiyi doğuran olay, mal teslimi veya hizmet ifasının yapıldığı anda meydana gelir.  Vergi alacağının zamanında kavranması ve güvence altına alınması amacıyla malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde ise bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere vergiyi doğuran olay fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında meydana gelir.” açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre; şirketiniz tarafından … plakalı aracın satışında vergiyi doğuran olay; satışın yapıldığı 16/12/2016 tarihinde meydana gelmekte olup, satış işlemine ilişkin KDV’nin 2016/Aralık dönemine ilişkin KDV beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Öte yandan söz konusu KDV’nin 2016/Aralık dönemine ait KDV beyannamesi ile beyan edilmemesi durumunda zamanında beyan edilmeyen KDV ile ilgili olarak Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde gerekli cezalı tarhiyatların yapılması gerektiği açıktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. (**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır. ÖNERİLEN DİĞER İÇERİKLER Gümüş Takı Satışlarında KDV Uygulaması ve Fatura Düzeni: E-Ticaret Faaliyetleri İçin Vergisel Rehber Kaynak: GİB Özelge Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.