26 Ağustos 2026 , Çarşamba
Muhasebe Haberleri

Faturası Alınamayan Makine Kayıtlara Alınabilir mi?

Vergi Usul Kanunu’na Göre Belgelenmeyen Mal Alışlarının Muhasebeleştirilmesi Giriş Ticari faaliyetlerde mal veya hizmet alımı sonrasında satıcı tarafından fatura düzenlenmemesi, hem KDV indirimi hem de gider yazma açısından önemli riskler taşır. Peki, satıcı firmanın fatura düzenlemediği bir durumda, işletme bu sabit kıymeti defterine kaydedebilir mi ve amortisman ayırabilir mi? Bu konuda açıklayıcı değerlendirme, Şanlıurfa Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 24.05.2016 tarihli özelgesinde yapılmıştır. Olayın Özeti (T) Makine Ltd. Şti., üretim faaliyetinde kullanmak üzere bazı makineler satın almıştır. Ancak satıcı firma, teslim ettiği mallara ilişkin faturayı düzenlememiştir. Firma, bu malları muhasebe kayıtlarına işleyip işleyemeyeceğini ve amortisman ayırıp ayıramayacağını Gelir İdaresi’nden sormuştur. Vergi Usul Kanunu Açısından Değerlendirme 1. Fatura Düzenleme Zorunluluğu Vergi Usul Kanunu’nun 229. maddesine göre: Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Aynı Kanun’un 231/5. maddesinde, faturanın malın tesliminden itibaren 7 gün içinde düzenlenmesi gerektiği, aksi halde hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. 2. Tevsik Zorunluluğu VUK’un 227. maddesi, işletmelerin üçüncü kişilerle yaptıkları işlemleri belgelerle tevsik etmesini zorunlu kılar. Bu nedenle, bir mal veya hizmet alımının faturasız olması, o işlemin kanunen geçerli sayılmamasına neden olur. Gelir ve KDV Yönünden Uygulama a) Gider Yazma ve Amortisman Fatura alınmadan yapılan mal alımı gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınamaz. Söz konusu kıymetlerin amortismana tabi tutulabilmesi, ancak işlemin gerçekliğinin vergi incelemesiyle tespit edilmesi halinde mümkündür. Yani, fatura alınmadan yapılan alış, yalnızca vergi incelemesi sonucu ispat edilirse deftere kaydedilebilir ve amortisman ayrılabilir. b) KDV İndirimi KDV Kanunu’nun 34. maddesi uyarınca, indirim hakkı yalnızca fatura veya benzeri vesikalarda gösterilen KDV tutarları için kullanılabilir. Bu nedenle fatura olmadan KDV indirimi yapılamaz. Özet Tablo DurumKDV İndirimiDeftere Kaydedilebilir mi?Amortisman Ayrılır mı?Satıcı fatura düzenlediEvetEvetEvetSatıcı fatura düzenlemediHayırHayır (inceleme olursa evet)Hayır (inceleme olursa evet) Vergisel Riskler Faturasız alışların deftere kaydedilmesi durumunda: Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası, KDV indirim reddi, Gider reddi, Amortisman iptaligibi sonuçlar doğabilir. Bu nedenle, her alımın mutlaka fatura veya benzeri belgeyle desteklenmesi gerekir. Özetle Fatura alınmadan yapılan alımların defter kayıtlarına alınması mümkün değildir. Ancak satıcı hakkında yapılacak bir vergi incelemesi sonucunda işlemin gerçekliği ortaya konulursa, bu durumda mallar envantere kaydedilebilir ve amortisman ayrılabilir. Özelgedeki Konu İle İlgili 10 Soru – 10 Cevap SoruCevapFaturası olmayan malı kayda alabilir miyim?Hayır, fatura olmadan kayda alınamaz.Fatura 7 gün sonra gelirse geçerli midir?Hayır, hiç düzenlenmemiş sayılır.Faturasız mal için amortisman ayırabilir miyim?Sadece inceleme ile tespit edilirse mümkündür.Faturasız alım KDV indirimi sağlar mı?Hayır, KDV indirimi mümkün değildir.Fatura alınmadan yapılan alım gider yazılabilir mi?Hayır, vergi matrahından indirilemez.Satıcı fatura kesmezse ne yapmalıyım?Satıcıya yazılı olarak fatura talebi yapılmalıdır.Vergi incelemesi işlemin gerçekliğini doğrularsa?Kayıt ve amortisman mümkün hale gelir.Fatura alınmazsa cezai yaptırım olur mu?Evet, usulsüzlük ve gider reddi uygulanır.Faturasız mallar stokta yer alabilir mi?Hayır, belge olmadan stok kaydı yapılamaz.Belgelenmeyen alışlarda VUK 3/B ne der?Vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti esastır; ispat zorunludur. ÖRNEK ÖZELGE T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIŞANLIURFA VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞIVergi ve Anlaşmalar Uygulama Müdürlüğü   Sayı:64958909-213-1524/05/2016Konu:Fatura Düzenlenmemesi                   İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinden; firmanızın mal (…) alımında bulunduğu ancak söz konusu mallara ilişkin faturanın satıcı firma tarafından düzenlenmediğinden bahisle, söz konusu malları mali kayıtlarınıza işleyip işleyemeyeceğiniz hususunda Başkanlığımızdan görüş talebinde bulunduğunuz anlaşılmıştır.                  5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içerisinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.             193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş, 38 inci maddesinin birinci fıkrasında da; “Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:             1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;             2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.             Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu’nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41’inci maddeleri hükümlerine uyulur. “             hükmüne yer verilmiştir.             Bu hükümler uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir. Gelir Vergisi Kanununun “İndirilecek Giderler” başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, (7) numaralı bendinde de Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanların safi kazancının tespitinde indirim konusu yapılabileceği hükme bağlanmıştır.             Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilebilmesi için yapılan genel giderlerin matrahtan indirilebilmesi için söz konusu giderlerle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında doğrudan ve açık bir illiyet bağının bulunması gerekmekte olup bu mahiyette olmayan giderlerin ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılması mümkün değildir.             3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu, 4 üncü maddesinde ise; hizmetin teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği,             10 uncu maddesinin (a) bendine göre, vergiyi doğuran olay, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile (b) bendine göre, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi, (c) bendine göre de kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması sırasında meydana gelmekte olduğu,             29/1-a maddesinde ise, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV den bu kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’yi indirebileceği, 29/3 üncü maddesinde ise indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılacağı,             34 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında ise; yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV’yi alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği,             hüküm altına alınmıştır.             Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3/B maddesinde “İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır…” hükmü yer almaktadır.             Mezkur Kanunun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu hükme bağlanmıştır.             Aynı Kanunun 229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu, 231 inci maddesinin 5 inci bendinde ise; faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturanın hiç düzenlenmemiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.             Buna göre, satın aldığınız makinaların defter kayıtlarınıza intikal ettirilerek gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilmesi Vergi Usul Kanununun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi suretiyle mümkün bulunmaktadır.             Satın aldığınız makinalara ilişkin faturanın satıcı firmadan alınamaması durumunda, söz konusu makinaları envanterinize kaydedebilmeniz ancak, satıcı firma hakkında yapılacak bir vergi incelemesi sonucunda işlemin gerçekliğinin ortaya konulması halinde söz konusu olabilecektir. Öte yandan, belirtilen şekilde yapılacak bir tespit sonrasında envanterinize kaydedebileceğiniz iktisadi kıymetler için amortisman ayırabileceğiniz tabiidir.             Bilgi edinilmesini rica ederim. (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. (**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır. ÖNERİLEN DİĞER İÇERİKLER Yenileme Fonu Sermayeye Eklenebilir mi? Rölöve, Restorasyon ve Restitüsyon Harcamalarının Vergisel Niteliği: Özel Maliyet Bedeli mi, Doğrudan Gider mi? Kaynak: GİB Özelge Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir. Anahtar Kelimeler fatura düzenlenmemesi, faturasız alış, belge tevsiki, KDV indirimi, amortisman ayırma, gider reddi, Vergi Usul Kanunu 227, VUK 229, fatura süresi, 7 günlük fatura kuralı, belge düzeni, usulsüzlük cezası, stok kaydı, ticari kazanç, Şanlıurfa Vergi Dairesi özelgesi, KDV Kanunu 34, mali inceleme, envanter kaydı, amortisman uygulaması, kurum kazancı